üniversite kursu ankara






arada kalmak deyimi


anlaşamayan iki tarafı uzlaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek. örnek: Annem arada kaldı, babam da ben de yanaşmıyoruz, iş olmayacak.









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

anlaşamayan iki tarafı uzlaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek. örnek: Annem arada kaldı, babam da ben de yanaşmıyoruz, iş olmayacak.

kendine göre bir tutum izlemek, örnek: O bir yol tutturmuş gidiyor işte, sonunu düşünmüyor.

verilen buyruğu yerine getirmek zorunda olan kimse. örnek: Polis buyruk kuludur, buyrulanı yapar.

(1) yaramaz olmayan, yaramazlık etmeyen, ağırbaşlı, dengeli. örnek: Çocuk akıllı uslu görünüyordu. (2) ağırbaşlı, uslu olarak, akıllıca. örnek: Bunun akıllı uslu bir iş olmadığını sana söylemiştim.

(bir şeyi)göz önünde tutmak, bir yana atmayıp gereğini düşünmek, hesaba katmak, örnek: Öneriyi dikkate almak gerekirdi.

(1) geceleyin elinde fenerle, arkadan gelenler için yolu aydınlatarak önden gitmek. (2) bir kalabalığa önderlik etmek.

el üstünde tutulan, çok şımartılan, nazlı büyütülen (çocuk, genç), örnek: Böyle el bebek gül bebek büyürse, beceri kazanamaz.

 Son derece inatçıdır, düşüncelerini bir türlü değiştirmez, söylediklerinde ve inançlarında direnir.

 Hissettiği acıyı, ızdırabı, üzüntüyü belli etmemek; ağlamak isteğini bastırmak.

(1) el dokundurulmamış, hiç kullanılmamış, hiç dokunulmamış, örnek: Köyün el değmemiş ormanları varmış. (2) saflığı bozulmamış, saf, temiz.

insanın yaşamının son yılları. örnek: Ahir vaktimde biraz rahat etsem diyorum.

tkz. üzerinde yalnızca bir don ile bir atlet bulunacak denli soyunmuş bir durumda, örnek: "Yangın var!" sesiyle don gömlek sokağa fırladı.

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.