İrtibatı Koparmayalım!
arada kalmak deyimi
anlaşamayan iki tarafı uzlaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek. örnek: Annem arada kaldı, babam da ben de yanaşmıyoruz, iş olmayacak.
- azrail e bir can borcu olmak
- dünya gözüne zindan olmak
- alikıran baş kesen
- akıl vermek
- eyyam ağası
- tur atmak
- fart furt etmek
- ayı gördüm yıldıza itibarım yok
- altından girip üstünden çıkmak
- aç kurt gibi
- kızarıp bozarmak
- evet efendimci
- derebeyi kesilmek
- soğuk duş etkisi yapmak
- gizli sıtma
- arkasını sıvazlamak
- cebinden çıkarmak
- ne idiği belirsiz
- çakal uykusu
- parmak kaldırmak
- ayağını bağlamak
- ayraç açmak
- eyeri boş kalmak
- yerinde yeller esmek
- akrep gibi
- ölme eşeğim ölme
- adım başına
- vıcık vıcık
- elde bulunan
- efkar basmak
- anahtar vermek
- şunun şurası
- dur dinlen yok
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
anlaşamayan iki tarafı uzlaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek. örnek: Annem arada kaldı, babam da ben de yanaşmıyoruz, iş olmayacak.
kendine göre bir tutum izlemek, örnek: O bir yol tutturmuş gidiyor işte, sonunu düşünmüyor.
verilen buyruğu yerine getirmek zorunda olan kimse. örnek: Polis buyruk kuludur, buyrulanı yapar.
(1) yaramaz olmayan, yaramazlık etmeyen, ağırbaşlı, dengeli. örnek: Çocuk akıllı uslu görünüyordu. (2) ağırbaşlı, uslu olarak, akıllıca. örnek: Bunun akıllı uslu bir iş olmadığını sana söylemiştim.
(bir şeyi)göz önünde tutmak, bir yana atmayıp gereğini düşünmek, hesaba katmak, örnek: Öneriyi dikkate almak gerekirdi.
(1) geceleyin elinde fenerle, arkadan gelenler için yolu aydınlatarak önden gitmek. (2) bir kalabalığa önderlik etmek.
el üstünde tutulan, çok şımartılan, nazlı büyütülen (çocuk, genç), örnek: Böyle el bebek gül bebek büyürse, beceri kazanamaz.
Son derece inatçıdır, düşüncelerini bir türlü değiştirmez, söylediklerinde ve inançlarında direnir.
Hissettiği acıyı, ızdırabı, üzüntüyü belli etmemek; ağlamak isteğini bastırmak.
(1) el dokundurulmamış, hiç kullanılmamış, hiç dokunulmamış, örnek: Köyün el değmemiş ormanları varmış. (2) saflığı bozulmamış, saf, temiz.
tkz. üzerinde yalnızca bir don ile bir atlet bulunacak denli soyunmuş bir durumda, örnek: "Yangın var!" sesiyle don gömlek sokağa fırladı.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.